Pazar, Kasım 01, 2009

Bırakın!

Bağlamayın elini kolunu, bırakın
Bitik bir 'nokta' olan hayatının
Son deminde, irkiltmeyin

Yüreği yanıklıktan uzak
(yanmış da bitmiş, ondan)
Yutkunmaktan uzak
Ateşten uzak dumanı/n

Durmayın!

Bırakın, parmak izleriniz çıkmasın dertlerine...

El olurken kendine,, ahbabına kem olurken,,
Tel olurken dökülen, tel tel olurken...

Bırakın, anlamayın n'olacak
Kaldırdığınız gibi yerden, bırakın!

Kendi etrafında mı dönsün mevlevi misal

Kendini mi şişlesin; 'işlemez işte!' diyerek

'İşlemez bana bu fırtına!' / Gülerek!

Yol tutmayın, bırakın
Yüzü yere yakın olsun
Utancın ağından olsun kaçışı/n

/Bir temaya düşer izdüşüm
Havaya düşer cemre gibi
Hevaya düşer öz'düşüm
Bir vay'a düşer çığlık
Eyvaha düşer/

Bırakın!


akdenizce.-

Cuma, Ekim 30, 2009

Can Sızım

hayat kanalları tutar
merkezkaç
savrukluk dönüşümü savrulmak
şükür ki karlar yolları tutar!
kartlar açılır
kapanır

yürek yürek olmaktan uzak
titrek
yer çekimine zıt azatlık
dürül ve bükül
yola düş ve düşe yaz, tek tek

ayaz, durmaz, durdurmaz
patinaj öncesi ürperti
sonrası telaş ve dilek
hayat kanatları, karartı

/göz kapa canım
sevgiyi emanet aldım
emanete aldım hasreti
göz kapa hıçkırığa
can suyuna, sağ'lığa/

'sürükleyerek' geçiyor zaman
'en iyisini' yapıyor
emekleyerek yaşıyor her an
hep ekleyerek inan

ve 'yaşatıyor' zaman
kuşatıyor canım
can sızım...


akdenizce.-

Foto: Entwined by AnnieD