Pazartesi, Kasım 26, 2007
Dört Mevsim - Gel
nefes izlerim cama aşina
sokak köşeleri bakışına
gölgeler kısalır ya gitgide
bastırır ya adım başı topuk sesleri
telaşlar derin bir âha varır
gamzeler çiy alır ya damla damla
"pencere kenarı umutsuzlukları"
mutsuzluklara döner ya yavaştan
umurunda olmaz gelen - geçen
işte, gelme vaktindir gelen ve geçen!
gelemediğindir delen geçen!
...
mevsim yazda kalmaz, o da geçerken
zahîre biriktirir kışlayacak düşlerim
soğukluk değil derdi gözden ve gönülden
sıcaklığın yokluğu titredir ya derinden!
...
gölgeler kısalır bir mevsim yine
güneş mi gider, insan mı, sebebi ne
sebebi ne bu nefesin, kısılmış sesin
sebebi ne camdaki gizemli izin
...
/derken
ruhundaki kırılganlık şefkatime vurur
şefkatim bir kez daha vurulur
dalgalanma durulur/
...
gelmedin hiçbir mevsim
cemre düştü toprağa, suya, havaya kaç kere
yağmur düştü, çiy düştü
talihime boran düştü, kar düştü
gelmedin
...
iyisi mi nevruzda gel
allı güllü sümbüllü gel
dört mevsimde gönüllü gel
haydi buzlar çözüldü gel
akıl başta üzüldü gel
yok olmadı azaldı gel
benim sevgim ezeldi gel
bu son çağrım eceldi - gel...
-akdenizce-
İlgi: *Şiirler*



